Alışılmadık Bir Gerçek – Nouriel Roubini

DAVOS/SWITZERLAND, 27JAN12 - Nouriel Roubini, Professor of Economics and International Business, Leonard N. Stern School of Business, New York University, USA; Global Agenda Council on Fiscal Crises is seen during the session 'Fixing Capitalism' at the Annual Meeting 2012 of the World Economic Forum at the congress centre in Davos, Switzerland, January 27, 2012.

Copyright by World Economic Forum
swiss-image.ch/Photo by Sebastian Derungs
[Ceviri: Fatih Kansoy]

NEWYORK– En gelişmiş ekonomilerin alışılmadık para politikasına (unconventional monetary policy) ait alfabetik bir çorbanın–ZIRP, QE, CE, FG, NDR, ve U-FX Int- içinde krizden sonra bile  hala yüzmeye devam edeceğini  kim düşünebilirdi? Herhangi bir merkez bankası 2008’den önce böylesi önlemlerin hiçbirini düşünmemişti. Bugün, bütün bu önlemler politika yapıcıların ellerinden düşürmedikleri araçlar haline geldi.

Aslında, sadece bir buçuk sene önce Avrupa Merkez Bankası kendisine has ileriye dönük sözlü yönlendirme (forward guidance) politikasını tatbik etmişti daha sonra sıfır faiz oranı politikasına kaydı ondan sonra mevduata negatif faizi denemeden önce kredi genişlemesi politikasını benimsedi. Ocak ayında ise parasal genişlemeyi tamamen tatbik etti. Aslına bakılırsa Amerika, İngiltere ,Japonya ve Avrupa merkez bankalarının ve İsviçre Milli Bankası gibi diğer gelişmiş ekonomilerin merkez bankalarının hepsi şuana kadar böylesi bir alışılmadık politikalara bağlıydılar.

economisteen

Fotograf the economist dergisinden alinmistir.

Bu küresel para politikası aktivizmin bir sonucu da sahte ekonomistler arısında bir isyan ve piyasa darbesi oluşmasıdır. Avusturya okulu-tarzı ekonomistler, radikal parasalcılar, altın meraklıları ve Bitcoin fanatikleri şeklinde sınıflandırılanlar , böylesine büyük bir küresel likidite artışı hiper-enflasyona, doların çökmesine, altın fiyatlarının fırlamasına ve sonucunda da itibari paranın yerini kripto-dijital paralara bırakmasına neden olacağı uyarısını defaatle dile getirdi/uyardı.

Bütün bu berbat tahminlerin hiçbirisi gelişmelerle teyit edilmedi. Neredeyse bütün ileri ekonomilerde enflasyon düşük ve daha da düşmeye devam ediyor . Aslında bütün gelismis ekonomilerin merkez bankaları -dolaylı veya dolaysız- [gorev] zorunluluklarını (%2 enflasyon oranı) yerine getirmede basarisiz oluyorlar. Kimisi de deflasyondan kaçınmanın mücadelesini veriyor. Dahası, yen, avro, ve çoğu gelişmekte olan ülke paralarına karsı doların değeri artmaya devam ediyor. 2013’den beri altın fiyatları bir onsu 1.900 dolardan 1.200 dolar civarlarına kadar düştü. Ve Bitcoin, 2014 yılında dünyanın en kotu performans sergileyen para birimi oldu. Bitcoin’in değeri neredeyse %60 oranında düştü.

Hiç şüphesiz, bu felaket tellallarının çoğu basit iktisadi bilgilere bile hakim değil. Fakat, bu bilgisizlik iktisadi görüşlerini toplumsal tartışmalarda kullanmalarını engellemedi. Dolayısı ile bütün bu tahminlerinin aşırı derecede yanlış çıkmasının nedenlerinin sorgulanması kayda değer. Onların bu hatalarının kökeninde sebep ve sonuç ilişkisini karıştırmaları yatmakta. Merkez bankalarının gittikçe artan şekilde alışılmadık para politikalarını benimsemelerinin nedeni 2008 sonrası toparlanmanın çok durgun olmasıdır.

Gelişmiş ekonomilerin çoğunda çıktı ve talep potansiyelinin çok altında. Örneğin, çıktı açığı hala çok büyük. Dolayısı ile firmaların fiyatlandırma güçleri limitli. Keza, işgücü piyasasında çok önemli oranda gevşeklik söz konusu; örneğin, çok sayida issizden çok azi uygun isi takip ediyor.  Ticaret ve küreselleşme ile birlikte işgücü-tasarruf hedefli gerçeklesen teknolojik inavasyonlar artan oranda çalışanların islerinin, gelirlerinin azalmasina ve talep yükselmelerini engellenmesine neden oluyor

Dahası, ani yükselişlerin ani düşüşlerle neticelendiği (Amerika, İngiltere, Ispanya, İrlanda, İzlanda0601_eco_phd_630x420 ve Dubai de olduğu gibi) konut piyasalarında hala bir durgunluk söz konusu. Diğer piyasalardaki balonlar (örneğin Çin, Hong Kong, Singapur, Kanada, İsviçre, Fransa, İsveç, Norveç, Avustralya, Yeni Zelanda) ve onlardaki çöküş konut fiyatlarını aşağıya doğru çekeceği için bu balonlar yeni  riskleri tetikliyor.

Keza emtia piyasaları da dezenflasyon (disinflationary) baskısının ardındaki kaynaklardan biri haline geldi. Çin’in durgunluğu , demir ,bakır ve diğer endüstriyel metallerin de dahil olduğu, ki bunlar kapasiteye dönük yüksek fiyatlı yatırımlarla gecen yıllardan sonraki büyük arzın içinde yer alıyor, çok farklı çeşitteki emtiaya olan talebi düşürürken, Kuzey Amerika’nın kaya gazi enerji devrimi petrol ve doğal gaz fiyatlarını zayıflattı.

Alt yapı ve konut sektöründeki yıllardır yapıla gelen çok buyuk yatırımlar sonucu Çin’in durgunluğu  küresel boyutta mamul ve endüstriyel mal bolluğuna da zemin teşkil etmektedir.. Bu sektörler, yurt içi talep ile iyice daralıyor, Çin’in – örnek olması bakımından- çelik ve çimento sektörlerindeki aşırı kapasitesi küresel endüstri piyanlarındaki bir sonraki deflasyonist baskıyı kamçılıyor.

Çok yüksek oranda harcayandan çok yüksek oranda tasarruf edenlere doğru gelirin yeniden dağıtımı ile artan gelir eşitsizliği, talep açığını şiddetlendirdi. Dolayısı ile fazla harcamaya dönük piyasa baskısı olmayan ve bolca-tasarruf yapan kreditör ekonomiler ile bolca-harcama yapıp piyasa baskısı yasayan ve daha fazla tasarruf zorlanması ile karsı karsıya olan borçlu ekonomiler arasındaki asimetrik uyum söz konusu.

Daha basit bir ifade ile, öyle bir dünyada yaşıyoruz ki çok yuksek arz ve çok düşük talep var. Agresif parasal genişlemeye rağmen sonuç; dirençli bir dezenflasyon baskısı, dezenflasyon değilse de deflasyonist.

Alışılmadık para politikalarının deflasyonu doğrudan engellemedeki yetersizliği böylesi politikaların zayıf döviz arayışı, dolayısı ile net ihracatı geliştirme ve enflasyonu arttırmaya çalışması gerçeğini kısmen yansıtmaktadır.

Mali politika ile çok büyük yanlış eşleştirme kuvvetle muhtemel daha önemli olmuştur. Daha etkili olma adına parasal teşvikin bütün büyük ekonomilerin sıkıntısını çektiği geçici mali teşvik ile birlikte hareket etmeye ihtiyacı var. Nitekim, avro bölgesi, İngiltere, Amerika ve Japonya farklı derecelerde mali düzenleme ve kemer sıkma politikalarını sürdürüyorlar.ecb_logo_EN

IMF, çözümün belli bir parçasına doğru bir şekilde dikkat çekmiş olsa da çok yuksek arz ve çok dusuk talep probleminin yaşandığı dünyanın ihtiyacı olan, ki hali hazırda yetersiz ve eksik olan, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerdeki (Çin hariç) altyapıya dönük kamu yatırımlarıdır. Çoğu gelişmiş ekonomilerde uzun donemde faiz oranları sıfıra yaklaşır (kimi durumlarda negatife bile düşebilir), nitekim alt yapı harcamaları bu durumu zorunlu kılıyor. Fakat çeşitli politik kısıtlamalar ihtiyaç olan alt yapı canlanmasını zapt eder ve geri plana iter. Özellikle mali sıkıntı çeken ekonomilerde sermaye harcamaları kesintiye uğrar, kamu kesimi ücretlerinin azaltılması, devlet yardımlarını (sübvansiyonları ) kesme ve hali hazırdaki diğer harcamaları azaltmada kısıtlar yasar.

Bütün bunlar, devam edegelen yavaş büyüme, uzun sureli ekonomik durgunluk, dezenflasyon ve hatta deflasyon için bir yol haritasına tekabül eder. Ki bundan dolayı yetersiz toplam talebi hedefleyen uygun mali politika yokluğunda, alışılmadık para politikaları makroekonomik manzaranın en temel özelliği olmaya devam edecek.

[Bu yazı 1 Subat  2013’de Project Syndicate‘de İngilizce olarak yayınlanmıştır.]

Nouriel Roubini, New York Universitesi Stern İşletme Okulunda Profesör ve aynı zamanda Roubini Global Economics’in başkanıdır. Amerikan eski başkanı Clinton dönemi ekonomi danışmanları konseyinde kıdemli ekonomist olarak bulunmuştur. IMF ve Amerikan merkez bankası FED’de çeşitli dönemlerde çalışmıştır. 2008 krizini önceden tahmin eden bir kaç önemli iktisatçıdan biri olarak kabul ediliyor. [/author_info] [/author]

Comments

comments

Fatih Kansoy

Bayburt sonra Bağcılar sonra Güngören daha sonra İstanbul Universitesi ardından Marmara Universitesi daha sonra ITU ve bakti bu is Turkiye de olmuyor yeni adres Londra Üniversitesi ve Warwick Üniversitesi tekrar biraz Bayburt/İstanbul ve hemen sonra Essex Üniversitesi ve halı hazırda Nottingham Üniversitesi. Özetle Bayburt-İstanbul-Londra-Coventry-Colchester-Nottingham

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir