FED Faiz Arttırımına Dair Üç Soru Üç Cevap

1443154710837

FED Faizi neden düşürüp sıfıra yakın tutmuştu ve şimdi neden arttıracak ve faiz hangi oranda artacak ?

Daha önceki yazıda bahsedildiği gibi FED’in en önemli iki amacı işsizlik ve enflasyonu belli bir seviye tutmak. Dolayısı ile bu iki göstergeye göre hareket ediyor.

2008 krizinin çıkış noktası kredili evler ve dolayısı ile bankacılıktı. Dolayısı ile hem reel hem de finansal kriz bir aradaydı. Bu durumda başta yeni yatırımlar olmak üzere ekonominin birçok fonksiyonu durmak üzereydi. Bu da resesyon demekti. FED ise resesyondan depresyone geçişi engellemek için insanların/firmaların borçlanma maaliyetini düşürerek ve neredeyse sıfırlayarak onları ekonomik faaliyetlerde bulunmaya teşvik etti. Örneğin düşük faizde ev kredi almaları, düşük faiz ile yatırım yapmaları vs gibi. Zaten korku ve panik içerisinde olan ekonomik aktörlere bi manada can simidi uzatabilmek için faizleri sıfıra (0.25) indirmişti.

Aynı şeklide ekonominin motorlarının ve dışlilerinin yavaş yavaş işindiğini gören FED bu ısınmayı yani enflasyonu belli bir oranda tutmak için de bu kez faizleri arttırıyor. Kasım ayında açıklanan rakamlar beklenenden daha iyi çıkması yanikriz sonrası işsizliğin yarı yarıya düştüğünü göstermesi sonrası FED’in enflasyonu stabil tutma zorunluğuluna ağırlık vermesi için faizleri arttırıp borçlanma maaliyetini yükselterek muhtemel artan istihdam ile enflasyona yukarı yönlü gelecek baskıyı azaltmayı planlıyor.

FED’in yaklaşık 10 yıldır arttırmadığı faizi bir anda ve çok yüksek ve beklenmedik şekilde arttırmayacağı kesin. Dolayısı ile son bir yılı piyasalara “FED bugün yarın faizi arttıracak” saiyası yayarak bu artışan piyasalar tarafından fiyatlandırılması sağlandı. Oran olarak ise 0.25 baz puan olarak arttıracaktır ve 0.50 lik bir faiz oranına geçecektir. Bu psikolojik etkiler dışında aslına bakılırsa çok büyük etkileri olmaması bekleniyor ancak FED’in bunu açıklarken kullanacağı dil yani politika faizin geleceğine dönük açıklamalar biraz daha fazla etkili olacaktır. Piyasaların ve ekonomistlerin beklentisi keskin bir geçişten ziyade yumuşak bir geçiş ve tepkiyi ölçme şeklinde bir faiz arttırımı olacağı yönünde ve bu da 0.25 olarak görülüyor. Okumaya devam…

Dünya Açlık Krizi Üzerine Bir Deneme

aclik-nedir

Dünya Gıda Krizi Yazı Dizisi

Dünya da gıda fiyatları neden artıyor ? Somali`deki açlık krizinin nedeni sadece kuraklık mı ? Gıda fiyatları artışı ile Mısır,Suriye,Tunus ve digger Arap ülkelerindeki ayaklanmaların ne alakası var? Dünya da gıda üretimi ve tüketimindeki çarpıklıklar neler ? gibi konulara değinmeye çalışacağım yeni yazılar yazmayı planlıyorum.

Gıda Fiyatları Neden Artıyor ?

Hiç kuşku yokki medeniyet tarım ve tarımdaki gelişmeler ile başlamıştır. İnsanlık tarih boyunca yiyecek ve içecek için gerek doğa ile gerekse kendi arasında mücadeleler vermiştir. Bu yüzden gıda ile ilgili en ufak değişiklik insanlık için her daim çok önemli olmuştur. Gıdaya ulaşım,gıda güvenliği,ve gıda fiyatları 21.yy`da bile insanlığın en önemli mücadele alanıdır. Birleşmiş milletlerin “Millennium Development Goal 2015” hedeflerinin en başında açlık ve fakirlikle mücade yer almaktadır. Hal böyle iken insanlığı bu kadar ilgilendiren gıda fiyatları neden artar ve buna neden izin verilir ?

A)     Enerji Fiyatlarının Artması

Okumaya devam…

Hayek Kimdir ? Ekonomi ve Politika Hakkinda Ne Söylemis ? Kim Dinlemis?

image

Liberalizm felsefi olarak ne olduğu ya da ne olmadığını anlamak bu bakış açısıyla kollektivizmin yanlış ve zararlarının anlamak için eğer 20.yüzyıla bakarsak birkaç önemli isim karşımıza çıkar. Bunlardan birbirlerini etkileme ve görüşlerinin paralellikleri dikkate alındığında karşımıza Hayek, Misses ve Karl Popper çıkacaktır..  Karl Popper`ın “Açık Toplum ve Düşmanları” isimli dev eserinin(Bertrand Russell bu kitap için 20.yüzyılın en önemli kitabıdır der) ön sözünde Hayek`e teşekkür eder.Hayek`te Mises için hayatımı değiştiren adam der.

Bu yazıyı daha doğrusu  sunumu geçen sene Türkiye`deyken BİSAV`da  biraz akademik biraz gayri akademik (başka güzel
bir kelime olmalı ) bir sunum için hazırlamıştım. O gün bugün derleyip bir yazı haline getirmeyi planlasam da zaman darlığından dolayı fırsat bulamamıştım. Gel zaman git zaman Hayek`in ömrünü çürüttüğü Londra`ya geldik ve yoğunluğun zirve yaptığı bu dönemde tüm işlerden elimizi çekip bu yazıyı hazırlamaya başladık, gecenin bir saatinde.

Benim gibi tembel öğrenci arkadaşlar bilir.Sınav dönemlerinde ders kitabı dışındaki kitaplar müthiş çekici gelir insana, eline alır 5-10 sayfa okur sonra  “ah sınavlar olmasa ne güzel okurdum seni” der bırakırsın, sonra ders çalışayım dersin bu sefer “spor yapayım” fikri gelir beynine çatar v.s ders yapmaman için şeytan dört bir taraftan çepeçevre sarar seni sonra yarım yamalak bir ders calısma ile sınava girer çıkarsın ve sınav döneminde 5-10 sayfasını okuduğun tarih,felsefe v.s kitaplarına bir daha da dokunmazsın. İşte benim bu yazıyı yazma durumumda aynı böyle. Bitirmem gereken 3-4 ders kitabı var ve  sayfası çevrilmemiş bana bakıyorlar. Ama biz elin Hayek`i ile uğraşıyoruz. Hemen o meşhur alamancı cümleyi kurayım. “İşte memleket bu yüzden geri kalıyor arkadaş. `Bizim` avrupada işler böyle değil. ” Dolayısı ile yazı`da tek tek akademik kaynak aramak beyhude bir uğraş olacaktır. Ama şuna inanın yazdıklarımın hepsi  Türkçe yahut ingilizce  kitaplardan ciddi sitelerden v.s biryerlerden gelmektedir. Hasılı kafadan atacak durumda değilim.Güvenin yahu.

Yazı 3 kategoriden oluşacak.

1 Hayek Kimdir ? Okumaya devam…

Bir Bilim Adamının Hayatından Çıkarıla(bile)cak Dersler

image

Bir kaç aydır içinde bulunduğum çetin ve çetrefilli durum nedeniyle ne yazabiliyor ne de ciddi şekilde düşünebiliyordum. Sadece ve sadece pasif bir bekleme sürecinde kendi kafamda oluşturduğum fasid bir daire içerisinde dönüp duruyorum. Hala da bu daireden tam manası ile çıktığım söylenemez. Tüm bu nedenlerden ötürü bir ay önce yazmayı planladığım bir değerlendirme yazısını ancak şimdi yazabiliyorum…


Geçen ay (haziran) Tübitak tarafından kırk küsür yıldır çıkan Bilim ve Teknik Dergisi de çok hoşuma giden ve içerisinde türlü türlü dersler olduğunu farkettiğim bir hayat hikayesinden bahsetmek istiyorum. 2004 yılı Nobel Kimya Ödülü sahibi israilli Prof.Dr. Aaron Ciechanover`a ait olan bu hikayede öğrencilere,öğretmenlere,bilim adamlarına,iş adamlarına,anne ve babalara yönelik bir çok ders bulunuyor.

Bilimsel Başarı ve Aile

Okumaya devam…