W3vina.COM Free Wordpress Themes Joomla Templates Best Wordpress Themes Premium Wordpress Themes Top Best Wordpress Themes 2012

Laissez-Faire`ye Yargı Müdahalesi

Laissez-Faire`ye Yargı Müdahalesi

18 yüzyıl  ağırlıklı iktisadi düşüncelerinin başında kuşkusuz “Fizyokrasi” geliyordu. Bu iktisadi düşünceyi benimseyenlere de özetle “Fizyokratlar” denirdi.En önemli isimleri ise ANNE ROBERT JACQUES TURGOT(türkçesi) ve  François Quesnay (türkçesi) dir. Bu amcaların özetle söyledikleri,devlet ekonomiye müdahale etmesin,ekonomide zaten doğal bir düzen var v.s. Tüm bu söylediklerini özetleyen ve iki iç asırdır gündemden düşmeyip sloganlaşan cümleleri ise “laissez faire laissez passer” yani “bırakınız yapsınlar bırakınız geçsinler”.Bu sözü Leo Huberman “Feodal Toplumdan Yirminci Yüzyıla” adlı kitabında, Vural Savaş ise “İktisatın Tarihi” adlı kitabında “Gournay” adlı bir fransızın söylediğini belirtiyorlar. Ama genelde Adam Smith`e maal edilir.

Herneyse böyle demekle “doğal düzen” olarak gördükleri ekonomiye müdahalenin “doğal düzen”`i bozacağı ve iyi birşeyler yapıyorum derken iktisadi yapıyı iyice berbat edileceğini anlatmaya çalışırlar. Yine bu dönemlerde yaşamış Adam Smith`de bu görüşe kısmen katılarak  “doğal düzene” el değmemesini tekrarlamış ve böyle bir şeye gerek de olmadığını “görünmez el” prensibi ile açıklamaya çalışmıştır.

460px-palmercarpentera Gel zaman git zaman değişen şartlarda görünmez el bazen hiç görünmemiş ve Keynes gibi iktisatçılar çıkıp “görünmez elin görünmesini bekleyene kadar biz çoktan ölürüz” dolayısı ile “haydi gelin müdahale edelim” demiş şu iktisada… Marx gibi büyük amcalar ise bu “görünmez eli ” sömürünün kibarcası olarak kabul etmiş ve bütün ülkelerin işçilerini bir araya çağırıp gaz verip sistemi değiştirmeye yönelik çalışmalar yaparak ömrünü bu yolda harcamıştır… Genelde dünya da özelde de avrupa bu görüşlerlerle ikiyüz ikiyüzelli yılını geride bırakmıştır.

Biz de ise aynı avrupadaki gibi ne tam serbesti ne de tam planlı bir ekonomi olmuştur boyna bir değişim yaşamıştır.

Bugünlere geldiğimizde şurada ve buradaki habere göre ekonomiye devlet müdahalesinden ziyade “yargı müdahaleli” bir ortam ile karşılaştığımız anlaşılıyor.Böylece yepyeni bir ekonomik anlayışımız olmuş oluyor.

Yargıtayın aldığı karar özetle:

Pek çok şirketin ekonomik kriz sebebiyle işçi çıkardığı şu günlerde Yargıtay’dan emsal niteliği taşıyabilecek önemli bir karar çıktı. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, kâr ettiği tespit edilen bir şirketin, iş daralması ve ekonomik gerekçelerle personel çıkaramayacağına hükmetti.

1883“Devlet müdahalesiz yargı müdahaleli iktisadi yapı”


Anlaşılacağı üzere isteyen istediği zaman istediği şekilde işçi çıkaramaz…Ücretler ya da işgücü piyasası söylenildiği  esnek değildir… Emek piyasasında denge arz ve talebe göre değil bazen de yargıya göre dengeye gelebilir… miş

1 Comment

  1. Huseyin Aytug
    Nis 27, 2009

    Sayin Fatih Kansoy,
    Genel olarak yazdigin seylere katilsam da birkac noktada
    elestirilerimi iletmek istiyorum.
    Oncelikle, Marx’ in gorunmez ele karsi oldugunu iddia etmek tam da dogru olmayabilir. Marx’in 7 kademeli ilerlemeci tarih anlayasina gore 6. kademede sosyalizm 7. kademe de komunizm bulunmaktadir. Ikisi arasindaki tek fark ise sosyalizm uretim araclarinin devlet kontrolunde olmasidir. Bir ust safhaya gecildiginde devlete de gerek kalmicaktir proleterya uretim araclarina sahip olacak ve hersey dogal duzeninde ilerleyecektir. Bu komunizm asamasini bir nevi gorunmez eldir. Ayrica Marx kapitalizm elestirisi disindaki soylem ve teorileri ele alindiginda klasik gorusu savunan bir iktisatcidir. Marxist teorinin onemli 4 kaynagindan biri Ricardo’nun teorisidir.
    Saniyen, Keynesyen goruse gore piyasaya mudahale etmenin temel mantigi piyasada yetersiz olan talep miktarini arttirmaktir. Dolayisiyle piyasa aktorleri olan bireylerin taleplerinin artmasi kapitalist sistemdeki aksakliklarin duzelmesini saglaycaktir. Adam Smith’e gore devletin temel 3 gorevinden biri olan hukuk duzenlemeleri de piyasalara mudahale etme aracidir. Bu baglamda yargitayin vermis oldugu karari devletin piyasalara mudahalesi olarak okumanin daha dogru olacagi kanaatindeyim. Son tahlil de alinan bu kararin mudahale mi yoksa devletin zaten dogal hakki olan bir politikayi uygulamis olmasi mi tartismalidir.Hukuksal duzenlemeler olmayan bir piyasa sisteminin cok da verimli ve etkin bir sekilde islyebilecegini zannetmiyorum. (Piyasa sistemindeki hukuksal duzenlemelerle ilgili anti-trost yasalari ve osmanli doneminde uygulanan narh sistemi incelenebilir)
    Salisen, Ucretlerin yapiskan(sticky) ya da esnek(flexible) olmasi mudahale gerekseniminin tartisilmasina sebep olan aktorlerdir. Fiyatlarin esnek olmamasi klasik iktisat gorusunun gecerliligini yitirmesine sebep olmustur. Fiyatlarin esnek olmadigi bir piyasa sisteminde ise mudahaleleri yadirgamamak gerekir diye dusunuyorum(Daha kapsamli bir tartisma icin Yeni-Keynesyen Okul(New-Keynesian) gorusleri incelenebilir)

Submit a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>