Ankara Hakkında Bir Yazi

Öncelikle insanlar buz gibi. Memur zihniyetini EGO Otobüslerinde (istanbuldaki iett) bile görmek mümkün.Mesela İstanbul`un İETT otobüslerinde ve Metrosunda her daim bir kaç kişiye yer vardır. Yani sabahın en yoğun saati ve akşam işten çıkış saati dahildir buna. Ancak Ankaranın insanı otobüs biraz dolunca hemen  otobüse sıkışmaya çalışan insanlara “yeter kardeşim doldu otobüs ötekini bekle” şeklinde tepki veriyorlar. Oysa İstanbulda vatandaş müthiş bir öz veriyle sağa kayar sola kayar öndekini çiğner arkadaki ile yaka paça olur hülasa ne eder eder o durakta işe gitmeyi bekleyen insanları otobüse alır. Zaten İstanbuldaki İETT otobüslerinin orta kısmı her daim boştur.

Bakınız: Şoför: ”Orta bomboş ilerleyin”

Ankaranın Trafiğine gelince, bir efsanedir gidiyor. “İstanbulun Lanet Trafiği” Buna Ankarayı gördükten sonra artık inanmıyorum. Öncelikle istanbuldaki trafik yoğunluktan v.s arada sırada olur yani “iş saatleri” diye tabir edilen işe giriş ve işten çıkış saatlerinde. Bunun dışında yoğun trafik çok ender yaşanır. Osya Ankara böyle mi ?

Elbette değil her saat saçma bir trafik sizi bekliyor olabilir. Mesela bir devlet büyüğü yola çıkmış olabilir bir,bir miting ile karşı karşıya kalabilir,bir bakan yahut Başbakan bir açılış yapıyor olabilir. Dolayısı ile yolun kapatılması gayet normal karşılanıyor.

Ayrıca istanbuldaki çoğu otobüsün havalandırmalı olduğunu ve ankaraadkilerin ise böyle bir teknolojiden yoksun olduğunu düşünürsek traik çilesinin “babası” Ankaradadır. Hemde somurtkan insanlarla bir arada…

Somurtkan insan deyince Ankaranın soğuk insanlarından ve Binalarından bahsetmenin yerinde olacağını düşünüyorum.

Evet, koca koca eski ve koyu resmi binalar ve binaların karakterlerine sirayet etmiş insanlar. Bir çok yerde böyle ciddi korunaklı ve kenarından her geçen kişiyi potansiyel suçlu ilan eden binalar. Bakanlıklar,Elçilikler,Askeri Binalar v.s.atakule

Her tarafta bir resmiyettir sormayın. En istanbula benzeyen yeri Kızılay Meydanı dahil hiç çekici değil. Çünkü insanlar doğal değil. Kadınlar Gömlek,Erkekler Takım elbise ve buz gibi yüz.

Kitapçılarına gelince, kitapların neredeyse tüm raflarını KPSS,ÖSS,Yargı, KPDS v.s memurluk sınavlarına hazırlık kitapları oluşturuyor. Yani Şöyle sahaflardaki havayı orada bulamazsınız. Gençler de muhabbet bu.Nasıl olurda bizde ankaranın bir yerlisi yani bir memur oluruz hayali var.

Tarih ve denizden yoksun bu şehir belediyelerin tüm çabalarına rağmen kuraklıktan kurtulmuyor. Evlerde su biriktirmek elzem olmuş boy boy su bidonları su bitecek telaşı. Ancak parkların büyük çoğu yapay su şelaleri ile süslenmiş. Kimisi yapay göl bile yapmış az daha gayret etseler deniz getirecekler Ankaraya.

Ankaranın garip taraflarından biride belediye başkanları  evet Mesela bir belediye tarafından bir duvar yapılmışsa duvarın en görünür tarafına Belediye Başkanının adı yazılıy ve alta Belediye Başkanı ibaresi eklenir.

Mesela keçiörende yapılan duvara “Turgut Altınok Keçiören Belediye Başkanı” Çankayada yapılan parka “Prof.Dr. Muzaffer Eryılmaz Çankaya Belediye Başkanı” görmek adiyattan. Yani bu park yahut duvar her ne ise … Belediyesi tarafından yapılmıştırdan ziyade belediye başkanlarının ismi ön plana çıkıyor. Sanırsınızki her biri süpermen elleri ile tuğla dizmiş duvar yapmış tek tek fidan dikmiş park yapmış sonuçta belediye kanalı ile yapıyor. Ne iştir anlamış değilim. Hayır istanbulda bu tam tersi yapılıyor Belediyelerden çalışmaları yoğun olan şişli ve bağcılar gibi belediyelerde başkan ismi görmek çok zordur. Her neyse…

Ankaranın semt isimleride bir garip  etlik, dutluk, sanatoryum, bağlum, or-an,

Mesela Ankarada  “nereyi gezeyim ” sorusunun 5 yanıtından sonra yanıtlar tekrarlanır.

Anıtkabir,Kocatepe,Kızılay,Atakule sonuncusu aklıma gelmedi  belki resmi binalardır ne bilim Meclis falan..hepsi bu…

Nerede bir kız kulesi nerde bir boğaz nerde bir pier loti hani o süleymaniye sultanahmet çamlıca..gider…

Şu satırları ankaradan yazıyorum devam edecem….

son olarak. Eğer bir gün istanbul kaybolsa sonra tekrar bulunsa ve “bulundu” haberini verene ankarayı müjde diye hediye ederdim :))